CHP Mayors Meet in Ankara to Chart Course Against Municipal Operations
Translated from Turkish, summarized and contextualized by DistantNews.
TLDR
- CHP mayors convened in Ankara to determine a roadmap against operations targeting municipalities.
- The meeting, led by CHP leader Özgür Özel, addressed political and legal strategies.
- A letter from former presidential candidate Ekrem İmamoğlu was read, expressing defiance against the government and confidence in the party's future success.
Ankara, Turkey – Mayors from the Republican People's Party (CHP) gathered at the party's headquarters in Ankara for a crucial meeting aimed at formulating a unified response to what they describe as "operations targeting municipalities." Under the leadership of CHP Chairman Özgür Özel, the mayors engaged in discussions spanning five sessions, focusing on both political and legal avenues to counter these perceived pressures.
A significant moment during the gathering was the reading of a letter penned by Ekrem İmamoğlu, the party's former presidential candidate and current Mayor of Istanbul. İmamoğlu's message, read by Deputy Chairman Gökan Zeybek, conveyed a strong sense of solidarity and defiance. He criticized the ruling government's actions as a sign of "helplessness" and a disregard for the "national will" and democracy, asserting that the party's commitment to serving the people and upholding democratic principles remains unwavering.
Sayın Genel Başkanım, değerli belediye başkanları, benim sevgili yol arkadaşlarım... Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hasretle kucaklıyorum. Dostlarım, milletimizin CHP'li belediyelerin halkçı, icraatçı politikalarına verdiği güçlü destek ve bizlere duyduğu güven, bu iktidarın en büyük kabusudur. Milletimizin Cumhuriyet Halk Partili belediyelerinin halkçı, icraatçı politikalarına verdiği güçlü destek devam edecektir. Biz işimizi en iyi şekilde yapıp halkın gözünde ve gönlünde büyüdükçe, ülke yönetimi için ortaya ciddi bir alternatif koydukça onlar daha da saldırganlaşıyor, hukuk tanımaz oluyorlar. Foyası meydana çıkmış, vakti dolmuş bir iktidarın acizliği içerisinde milli iradeyi hiçe sayıyor, demokrasiyi katlediyorlar. Bunlar çürümüş bir düzenin son demleridir. Ellerinde her türlü güç var ama arkalarında milletin desteği yok. Ellerinde her imkân var ama içlerinde millete sevgi ve hürmet kalmamış. Adalet duygularını yitirmişler. O sebeple kaybedecekler. Baskı ve zorbalıkla, iftira ve kumpaslarla uzatmaya çalıştıkları siyasi ömürleri ilk sandıkta son bulacaktır. Biz her şart altında milletimize hizmet etmekten, Cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkmaktan, herkes için adalet ve hürriyet mücadelesi vermekten asla geri durmadık, durmayacağız. Bizleri seçen, görev ve sorumlulukları yükleyen milletimizin üzerinde hiçbir gücün hakimiyetini kabullenmedik, kabullenmeyeceğiz. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyen Atatürk'ün izinde, millet iradesinin yolunda yürüyeceğiz. Bize yönelmiş, birbirimize yönelmiş her zorbalığın, her yargı saldırısının hepimize ve milletimize karşı yapıldığını bilerek birbirimize ve milletimize daha çok sarılacağız. Her engel, her zorluk halkımıza hizmet etme; insanca, hakça bir düzen kurma kararlılığımızı asla engellemeyecektir. Başardık, yine başaracağız. Milletin iktidarını engellemeye çalışanlara teslim olmayacağız. Biz çalışacağız, direneceğiz, Türkiye kazanacak. Nice badireyi atlatmış olan bu aziz millet, bizlerin mücadelesiyle huzura kavuşacak. Her şey çok güzel olacak!
İmamoğlu's letter emphasized the growing public support for the CHP's "people-centric, action-oriented policies" as the primary reason for the government's alleged increased aggression. He drew a stark contrast between the government's possession of power and its lack of popular backing, and the CHP's connection with the populace. The message concluded with a powerful declaration of resilience: "We have succeeded, we will succeed again. We will not surrender to those who try to prevent the people's power. We will work, we will resist, Turkey will win. Everything will be alright!"
The meeting also featured addresses from various mayors, including Ayşe Ünlüce, the Mayor of Eskişehir Metropolitan Municipality. Ünlüce highlighted the CHP's historical significance as a cornerstone of Turkish democracy and emphasized the importance of increasing female representation in politics, praising Chairman Özel's efforts in this regard. The collective sentiment among the mayors was one of determination to continue their work and resist what they perceive as politically motivated attacks, reaffirming their commitment to serving the public and upholding the principles of Atatürk.
Kıymetli yol arkadaşlarım, partimiz bu toprakların en köklü, en kapsayıcı siyasi geleneğidir. Cumhuriyet Halk Partisi demokrasinin de, millet egemenliğinin de yegane temsilcisidir. Genel Başkanımız Özgür Özel'in siyasette kadın temsiliyetini artırma çabası çok önemlidir. Parti yönetiminde, Cumhurbaşkanlığı aday ofisinde, yerel yönetimlerde, kısacası
Originally published by Cumhuriyet in Turkish. Translated, summarized, and contextualized by our editorial team with added local perspective. Read our editorial standards.