Nuri Aslan Criticizes Blocking of İmamoğlu's Message at Municipalities Union Election
Translated from Turkish, summarized and contextualized by DistantNews.
TLDR
- Nuri Aslan condemned the rejection of Istanbul Mayor Ekrem İmamoğlu's message at the Turkish Municipalities Union (TBB) election.
- Aslan criticized AKP members for preventing the reading of İmamoğlu's message, stating that democracy and justice are essential for everyone.
- He emphasized that the letter of an elected mayor should be read, regardless of political affiliation, and decried the politicization of the TBB election.
From the perspective of Cumhuriyet, a prominent Turkish newspaper known for its critical stance on the government, the incident at the Turkish Municipalities Union (TBB) election is a clear affront to democratic principles. The party's decision to prevent the reading of Istanbul Mayor Ekrem İmamoğlu's message is not merely a procedural hiccup; it is a deliberate act of silencing a dissenting voice and undermining the will of the electorate.
As Nuri Aslan rightly points out, the refusal to read İmamoğlu's message is a stark illustration of how political expediency is overriding the fundamental tenets of democracy and justice in Turkey. The TBB, an institution meant to foster cooperation and shared governance among municipalities, has been turned into a political battleground. This move by certain AKP members, as highlighted by Aslan, demonstrates a worrying trend of intolerance towards opposition figures and a disregard for the established norms of political discourse.
İmamoğlu'nun mesajı değil, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı yani bu ülkede hukukun, adaletin, demokrasinin olduğunu söyleyenlere söylüyorum, eğer bu ülkede seçimler adil şekilde yapılıyorsa ve Yüksek Seçim Kurulu'nun, İl Seçim Kurulu'nun, İlçe Seçim Kurulu'nun aldığı kararlar uygulanıyorsa 2010'dan sonra da hani hatırlarsınız söylemek istemiyorum herkes biliyor. Dolayısıyla seçilmiş Türkiye Belediyeler Birliği'nin mektubu okutulmadı bu kadar basit. Ve bunun okunmaması için elinden gelen her şeyi yapan arkadaşları esefle kınıyorum. Demokrasi, adalet hepimize lazım, bu devlet hepimizin ayrımız gayrımız yok bizim. Biz beraber yaşamayı öğrenmek durumundayız. Bu kadar siyasi bir ortam olmaz, seçilmiş belediye başkanının mektubu okunacak.
Cumhuriyet would emphasize that such actions not only tarnish the image of the ruling party but also erode public trust in democratic institutions. The principle of 'imtiyaz değil adalet, menfaat değil hakkaniyet' (justice, not privilege; fairness, not self-interest), as espoused by İmamoğlu in his message, should be the guiding star for all public officials. The events at the TBB election serve as a potent reminder that the fight for democracy and justice is a continuous one, requiring vigilance from all citizens and a commitment to upholding the rule of law, even in the face of political opposition.
Ülkemizin içinde bulunduğu zor koşullar altında, milletimizin çıkarları doğrultusunda, birliğimizin, tüm varlığı ve azmiyle, yerel yönetimleri destekleyen çalışmalarını takdirle karşılıyor, sizlere bu çalışmaları devam ettirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. İçinde bulunduğumuz olağanüstü dönemin olağanüstü koşullarında yapılan bu seçimin birliğimiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum. Demokratik bir ülkede, halkın oyu ve güveniyle iş başına gelmiş yöneticilerin tutuklu olarak yargılanması, yalnızca o kişiler için ağır bir hukuksuzluk örneği değildir. Aynı zamanda seçmen iradesine ve demokratik hukuk düzenine karşı işlenmiş, onarılması güç, son derece ağır bir hak ihlali ve hukuksuzluk da teşkil eder. Böylesi bir hukuksuzluğa karşı çıkmak, hangi siyasi partiden olursa olsun tüm yerel yöneticilerin görevi ve sorumluluğudur. Aynı sorumluluk, sadece hukuksuzluklara karşı durmakla sınırlı değildir; kamu kaynaklarının kullanımında adaleti, şeffaflığı ve hesap verebilirliği tesis etmek de yerel yönetim anlayışımızın temelini oluşturmalıdır. Önceki dönemde sizlerin kıymetli oylarıyla seçildiğim Türkiye Belediyeler Birliği başkanlığında “imtiyaz değil adalet, menfaat değil hakkaniyet” ilkesiyle hayata geçirdiğimiz uygulamalarla, uzun yıllar sonra ilk kez sistemli, ölçülebilir ve denetlenebilir bir dağıtım mekanizmasını hayata geçirdik. Yaklaşım ve vizyonumuz liyakati esas alan, hiçbir ayrıcalığa yer vermeyen, hakkaniyeti merkeze koyan bir yönetim anlayışının da somut ifadesidir.
Originally published by Cumhuriyet in Turkish. Translated, summarized, and contextualized by our editorial team with added local perspective. Read our editorial standards.